AB ve Uluslararası Korsanlık


Bu makale 2020-11-25 03:29:21 eklenmiş ve 116 kez görüntülenmiştir.
Adnan Fişenk

Hepimizin bildiği gibi geçtiğimiz günde Avrupa Birliği (AB) büyük bir skandala daha imza atmıştır. Libya'ya insani yardım malzemesi taşıyan ''Mv Roseline A'' isimli Türk Bandıralı yük gemisi İstanbul'dan hareket ederek Libya'ya doğru yol almışken, Türk gemisinin önü Mora yarımadası'nın güneybatısında Yunan komutan idaresindeki IRINI operasyonu harekatında görevli Alman fırkateyni tarafından uluslararası deniz ticaret hukukunu ihlal ettiği gerekçesi ile kesilerek durdurulmuştur. Zor kullanarak durdurulan Türk Gemisi aslında hiçbir  Gemi'yi durdurma, Gemi'yi arama, Gemi'ye ve Güvertesine çıkma hakları bulunmadığı halde meta zoru ile bunların hepsi Türk Gemisine yapılmıştır.

Türk Gemi kaptanın yükünün yasal olduğunu yükü ve seferi hakkında her türlü bilgiyi aktarmasına her türlü girişimlerine ve yardımcı olmasına rağmen, Alman fırkateynindeki IRINI Operasyonunda görevli silahlı komandalar gemiye zorla çıkarak aleni bir zorbalık ve korsanlık örneği göstermişlerdir. Gemide 16 saat kalarak arama yapan bu süre içinde gemi kaptanı ve mürettebatı adeta esir alarak kötü muamele de bulunmuşlardır. Bu 16 saatlik esarette gemide çok uzun, detaylı denetleme adı altında resmen her türlü hak ihlali yapılarak, gemi kaptanının rızası dışında gemi mürettebatının ve kaptanın Silahlı komandolar tarafından zorla üstleri aranmıştır. Yasa dışı arama yapan bu Silahlı unsurların, yaptıkları, Gemi araması, Gemideki konteynerlerin zorla açılarak aranması, Gemi kaptanı ve gemi porselenin üst araması sonucunda Uluslararası yasal taşımacılık dışında, yani beyan edilen libya'ya götürülmek üzere gemiye yüklenen insani yardım malzemeleri dışında, kendilerince IRINI kapsamında yaptıkları kanun dışı arama bahanesi olan Silah ambargosunun ihlal edilmediği,aslında ne gariptir ki, kendileri korsan pozisyonuna düşerek kendileri tarafından tespit edilmiştir. 

Avrupa Birliği (AB) meşru Libya hükümeti ile, Türkiye ile ve NATO ile istişare etmeden düşmani  dürtüleri ile hareket ile, Yunan komutan idaresinde ki Alman fırkateyni ile libya'ya insani yardım malzemesi taşıyan müttefik bir ülkenin Türk gemisine IRINI Operasyonu çekerek müdahalesinin yanlı bir operasyona imza atmışlardır. Bizatihi Almanya NATO da müttefiki bir Ülkenin Bayrağını taşıyan bir gemiye düşmanca yaklaşımla eli silahlı komandolarını göndererek adeta bir sınır ihlalinin benzerini uluslararası sularda yaparak büyük bir skandala imza atmıştır. Bundan sonra olacaklardan kendileri sorumludur.

Diğer bir taraftan IRINI Operasyonu denilen bu yapı Libya'daki ayrılıkçı güçlere ve onun başı darbeci Halife Hafter'e gözlerinin önünde giden silahları bırakın denetlemeyi, görmezden gelmektedirler. Gelin görün ki Ülke bütünlüğü için uğraş veren meşruluğu BM tarafından kabul görmüş meşru Libya hükümetine yönelik insani yardımlar bile denetim adı altında korsanca sekteye uğratılmaktadır.

Korsanlığa özenen bu birlik Uluslararası sularda Ticari Gemilere müdahale edebilmesi için o Ticari Geminin Bayrak Devletinden izin alması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) aldığı kararla, silah ambargosunun denetimi konusunda, Libya'ya yaklaşan gemilerin meşru Libya hükümetinden (Trablus Hükümetinden) onay alınarak Libya önündeki açık deniz alanlarında şartları karşılandığında ancak durdurabilirler, Ayrıca Gemi aramaları Bayrak iznine bağlıdır. Türk Gemisi Libya kara suları yakınındaki açık deniz alanlarında olmadığı gibi bu alandan 200 km uzakta olmasına karşın Bu korsanlar Meşru Libya hükümetinden (Trablus Hükümetinden) Gemiye müdahale için izin alması gerektiği halde buna bile gerek duymamışlardır. Türkiye'de Gemisine böyle bir müdahale izni vermemiştir. Dolayısıyla 1670 yılından beri yürürlükte olan açık denizlerin ticaret gemilerine serbestce kullanım hakkı (Free of seas - Mare liberum) antlaşması bu korsanlar tarafından ihlal edilmiştir.

Bu hukuk dışı müdahale Türk Savaş Gemilerinin de herhangi bir Yunan veya Alman Bayraklı ticari gemilerinin önünü keserek arayabilme hakkını doğurmuştur. Çünkü Hukuk normlarını ihlal edenlere, hukuk dışı mukabele tanımıştır (Reprisal). Uluslararası hukuka aykırı hareket eden devletlerin, hukuka uygun yola sokulmasının yollarından birisinin de misli ile mukabele edilmesidir.

Günümüzde deniz ticaretinde uluslararası sularda taşımacılık yapan Avrupa Birliği (AB) ticaret gemilerinin toplamının % 54'ü Yunan bayraklıdır. Bunun haricinde Alman ticaret gemileri ikinci sırada yer alırlar. Bu şu demektir bu kadar yoğun bir ticari gemilere sahip iki devlete ait Personel ve fırkateyin ile Türk ticaret gemisine yapılanın aynısı, Türkiye tarafından aynı şekilde uluslararası sularda seyreden bu ticari gemilere de misli ile yapılmasının önü açılmıştır.

Türkiye'ye de kalkıp da kimse bu durumda birşey diyemez, Başka bir devletin camına sen taş atarsan, döner o devlet de senin camına bir taş atar o zaman neyin ne anlama gelmiş olduğunu daha net anlamış olursunuz, tabii temennimiz gerilen bir dünya yerine herşeyin sulh ile halledilmesinden yanadır.

Bu müdahale bir oldu bittiye getirilerek yok sayılmamalıdır. Sadece özel hukuk ihlali ile kişilerin tazminat hukukundan doğacak maddi tazminatlara ilaveten, bunlara misli ile aynı şekilde anlayacakları dilden cevap verilmelidir. 

Neden anlayacakları dilden cevap verilmesi gereği doğmuştur? Çünkü bunlar bu eylemleri ile Türkiye'ye bir mesaj vermişlerdir ;

Birleşmiş Milletler (BMGK) Güvenlik Konseyi Libya'ya silah ambargosu kararının da içeriğinde Türk Gemilerine müdahale hakkı tanımamaktadır. Dolayısıyla bu müdahalenin tamamen gizli bir siyasi hedefi olduğu ve Türkiye'ye üstü örtülü bir mesaj içerdiği kesindir. Aralık ayı içerisinde yapılacak Avrupa Birliği (AB) Liderler zirvesi öncesi Türkiye'nin Mavi Vatan gibi pek çok işlerinde saha da bükemedikleri bileğini, aba altından sopa göstererek masa başında bükmek istemektedirler. Amerika da yönetim değişmiştir, AB dağılmanın eşiğine gelmiştir, İslam ülkeleri bildiğiniz gibi, İsrail apar katta beklemektedir, küresel ekonomik kriz her ülkeyi sarmıştır, hayali bir düşman algısı hepsinin işlerine gelecektir. Oyunu kuralına göre hiçbir şeyden korkmadan yılmadan akıllıca pes etmeden oynamak gerekmektedir. 

 

(IRINI OPERASYONU : AB deniz kuvvetleri Akdeniz, IRINI Operasyonu EUNAVFOR MED IRINI Birleşmiş Milletler'in Libya'ya silah kısıtlaması uygulaması amacıyla 31 Mart 2020'de kurularak göreve başladı. IRINI Operasyonu, Ortak güvenlik ve savunma politikası CSDP çatısı altında bulunan bir Avrupa Birliği askeri operasyonudur. Operasyonda hava, deniz ve uydu unsurları AB tarafından müşterek kullanılmaktadır.)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Puan Durumu

Sağlık Haber Portalı
© Copyright 2021 saglikhaberportali. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
RESMİ SAĞLIK KURUMLARI
Sağlıkta Buluşma Noktası
MHRS
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı
personel.saglik.gov.tr
E-sağlık
Aile Hekimliği
DEVLET KURUMLARI
Cumhurbaşkanlığı
Başbakanlık
TBMM
Adalet Bakanlığı
E-Devlet
Anayasa Mahkemesi
GAZETELER
Hürriyet Gazetesi
Sabah Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
FAYDALI LİNKLER
Mecburi Hizmet
Avrupa Gazeteciler Derneği
Uz.Dr.Erdinç Nayır
Medimagazin
drtus.com
SGK Provizyon Sorgulama
E-Bordro
Aile Hekimliği Personeli Maaş Bordrosu
Türk Tabipler Birliği
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu(AHEF)
Asistan Hekim
Türkiye Hematoloji Derneği
EĞİTİM
ÖSYM
Uzaktan Eğitim
Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi
AÖF
Eğitim Portalı
MEVZUAT
E-Mevzuat
Resmi Gazete
Sağlık Mevzuatı
SAĞLIK ÇALIŞANLARI SENDİKALARI
Sağlık Sen
Türk Sağlık Sen
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası-SES
Free Global Counter