Otomobil Sahibi Olmak Giderek Zorlaşıyor

Türkiye’de otomobil almak giderek zorlaşıyor. Kur artışı, yüksek faizler ve vergi oranları nedeniyle otomobil fiyatları hızla artıyor. 2021 Ocak ayından bu yana otomobil fiyatları yüzde 16’nın üzerinde arttı. 4 yıl geriye gidildiğinde fiyatların yüzde 200’ün üzerinde yükseldiği görülüyor. Önümüzdeki aylarda da fiyatlardaki artışın sürmesi bekleniyor. Sektör yetkilileri, ‘Otomobil almak artık çok daha fazla kişi için hayal oldu’ diyor.
Bu haber 2021-06-04 21:43:32 eklenmiş ve 21 kez görüntülenmiştir.

Dünya Gazetesi'nden Aysel Yücel'in haberine göre Otomotiv data ve 2.el araç fiyatlandırma şirketi Cardata’nın CEO’su Hüsamettin Yalçın, Türkiye’de otomobil fiyatlarında son dört yılda yaşanan değişimi DÜNYA için analiz etti. Cardata’nın Türkiye’de 2021 yılında en çok satılan 5 modeli üzerinden yaptığı çalışma, 2017’den bu yana otomobil fiyatlarının ne oranda yükseldiğini gözler önüne seriyor.


Hüsamettin Yalçın, yükselen kur, enflasyon, yüksek faiz, düşen alım gücü ve yüksek vergiler nedeniyle sıfır kilometre araç satın almanın oldukça zorlaştığına dikkat çekerek, “2021 yılında en çok satan sıfır araç modellerine baktığımızda; ilk 5 modelin Haziran 2021 dönemindeki ortalama fiyatı 237 bin TL iken 4 yıl önce aynı araçların ortalama fiyatı 78 bin TL’ydi” şeklinde konuştu.


Haziranda yüzde 5 zam kapıda

Hüsamettin Yalçın’ın verdiği bilgilere göre, otomobil fiyatları sıfır araç pazarında son bir ayda ortalama yüzde 4 arttı. Haziran ayında da yaklaşık yüzde 5 zam bekleniyor. Yalçın’ın dikkat çektiği konulardan biri de kur artışından dolayı düşük vergi dilimine giren araç sayısının hızla azalıyor olması. Geçen yıl 8 model yüzde 45-50 ÖTV dilimine girerken, bu yıl bu sayı 2’ye kadar geriledi. Sektör yetkililerine göre çok yakında bu ÖTV dilimine girecek araç kalmayabilir.


Markalar düşük ÖTV için manuele yüklendi

Son dönemde birçok otomobil markası tüketici için daha ulaşılabilir fiyat sunmak adına yüzde 50 ÖTV dilimine giren araç arzını artırmaya yöneldi. Vergi dilimi değiştiği için bazı modellerde manuel ve otomatik vites arasındaki fiyat farkı 90 bin TL’ye yaklaştı. Hem ithalde hem yerli araçlarda daha az donanımlı ve manuel araçlar tercih edilmeye başlandı. Volkswagen Binek Genel Müdürü Gino Bottaro 8. Nesil Golf’ün lansmanında “Biraz risk aldık ve yüksek adette manuel vites getirdik. Yüksek fiyatlar ve vergi sistemi nedeniyle SUV’dan hatchback’e kayış var” vurgusunu yapmıştı.


Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım da Yeni Citroën C4’ün lansmanında; “Gönül isterdi ki çok daha fazla versiyonu yüzde 50 ÖTV bandında konumlandıralım. En azından, ilk başlangıç otomatik vitesimiz yüzde 50 bandında olsun. Ama günün koşulları, artan kur sebebiyle maalesef şu anda C4’te sadece manuel vitesimizi yüzde 50 ÖTV bandında tutabiliyoruz. Bizim C3’ümüzde de manuel satışlarımız ciddi anlamda artıyor. Önümüzdeki aylarda bu manuel vites satış adetleri çok daha fazla artacak. Ona göre planlamalarımızı yapıyoruz” açıklamasını yaptı.


Türkiye’de otomobil fiyatları düşer mi?

Birçok tüketicinin merak ettiği sorulardan biri de otomobil fiyatları düşer mi? Sektör temsilcilerine göre Türkiye’de otomobil fiyatlarının düşmesi çok mümkün görünmüyor. Ancak fiyatların daha fazla yukarıya çıkmaması da belli koşullara bağlı. Hüsamettin Yalçın, bu koşulları şöyle sıralıyor:


Döviz kurunun düşmesi

Faizlerin gerilemesi

Vergilerin makul seviyeye inmesi

Enflasyonun %4’ün altında olması

Kişi başına düşen gelirin artması

Ucuz araçların payı artıyor

2021 Ocak-Mayıs döneminde pazarın yüzde 85,8’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. A ve B segmenti bu pazardan yüzde 44,5, C segmenti ise 55,5 pay aldı. Önceki yıllarla kıyaslandığında en düşük vergi dilimine giren A ve B segment araçların payının arttığı görülüyor. C segmenti otomobiller 2019’da yaklaşık yüzde 63 paya sahipken, 2019’da ise yüzde 60.1’e gerilemişti.


Satışlar mayısta da hız kesti

ODD’nin önceki gün açıkladığı mayıs ayı iç pazar rakamlarına göre; otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen ay da hız kesmeye devam etti. Mart ayında 96 bin, nisanda 65 bin olan satışlar mayıs ayında 55 bin adedin altında kaldı. Satışların azalmasında; kur artışı ve çip krizi kaynaklı tedarik sorununun yanı sıra 18 günlük tam kapanmanın da büyük etkisi oldu. Baz etkisi ile 2021 yılı mayıs ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2020 yılı mayıs ayına göre yüzde 69,8 artarak 54 bin 734 adet oldu. 2021 yılı mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 72,1 artarak 43 bin 138 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 61,9 artarak 1 bin 596 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 20,7 azaldı. 2021 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 72 artarak 314 bin 882 adet olarak gerçekleşen pazarın yıl sonunda 750 bine ulaşması bekleniyor.


Ali Bilaloğlu: Fiyatları markalar değil, kur ve faiz belirliyor

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Ali Bilaloğlu, otomobilde son yıllarda yaşanan fiyat artışlarının üreticilerden ve distribütörlerden kaynaklanmadığını vurgulayarak, şu bilgileri verdi: “Otomotiv döviz kuru ile direkt bağlantılı bir sektör. Yerli üretim de yapsanız girdi maliyetlerine yansıdığı için kurdaki artış direkt fiyatlara yansıyor. Maalesef kur ve faizler bu seviyede oldukça otomobil fiyatlarının düşmesi mümkün değil. Diğer yandan ÖTV oranları da otomobile ulaşımı giderek zorlaştırıyor. 2016 yılında ülkemizde satışı yapılan otomobillerin yaklaşık yüzde 49'u yüzde 45‘lik en düşük vergi diliminden faydalanabiliyordu. Bugün itibariyle ülkemizde satışı yapılan otomobillerin yalnızca birkaç model yüzde 45-50’lik vergi diliminden yararlanabiliyor. ÖTV sisteminin yapısı yaklaşık 30-35 yıldır değişmedi ama sektör çok değişti. Gerek araçların motorları gerekse motor teknolojileri değişti. Artık Türkiye’nin acilen daha çağdaş bir vergi sistemine geçmesi gerekiyor.”


Alper Kanca: Oysa ki hayalimiz 2 milyon adetlik pazardı

Kanca Dövme Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca, Türkiye’de otomobile ulaşmanın giderek zorlaştığını, potansiyelin altında seyreden satışların yan sanayiye de olumsuz yansıdığını dile getirdi. Aynı zamanda Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) eski başkanı olan Kanca, “halbuki hayalimiz daha çok insanın araç alması ve pazarın 1,5 hatta 2 milyon olmasaydı. Yerli üretim araçların sayısının artması biz tedarikçilerin de küresel oyuncu olma yolundaki gücünü artırır. Buradan aldığımız güçle, ihracatta, başka ülkelerde üretimde de o kadar etkili oluruz. Daha çok yabancı firma Türkiye’ye yatırıma gelir. Onlarla beraber büyürüz, teknolojik gelişmeleri yakalarız” diye konuştu.





medyaspot

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Puan Durumu

Sağlık Haber Portalı
© Copyright 2021 saglikhaberportali. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
RESMİ SAĞLIK KURUMLARI
Sağlıkta Buluşma Noktası
MHRS
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı
personel.saglik.gov.tr
E-sağlık
Aile Hekimliği
DEVLET KURUMLARI
Cumhurbaşkanlığı
Başbakanlık
TBMM
Adalet Bakanlığı
E-Devlet
Anayasa Mahkemesi
GAZETELER
Hürriyet Gazetesi
Sabah Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
FAYDALI LİNKLER
Mecburi Hizmet
Avrupa Gazeteciler Derneği
Uz.Dr.Erdinç Nayır
Medimagazin
drtus.com
SGK Provizyon Sorgulama
E-Bordro
Aile Hekimliği Personeli Maaş Bordrosu
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu(AHEF)
Asistan Hekim
Türkiye Hematoloji Derneği
EĞİTİM
ÖSYM
Uzaktan Eğitim
Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi
AÖF
Eğitim Portalı
MEVZUAT
E-Mevzuat
Resmi Gazete
Sağlık Mevzuatı
SAĞLIK ÇALIŞANLARI SENDİKALARI
Sağlık Sen
Türk Sağlık Sen
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası-SES
Free Global Counter